Hatice Özbay 34 Takipçi | 294 Takip
Kategorilerim

Okumak İstediklerim

deneme

Röportajlarım

Haber

Şiir

Ünlüler

Makale

Diğer İçeriklerim (62)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (34)

Öyküm

2013-04-28 01:33:00
Öyküm |  görsel 1

Öyküm   Bir öykü yazdım, içinde sen olan acıdı içim. Bir öykü daha yazdım, içinde sen olmayan. Sonra karşılaştırdım sen olmayan da bile yokluğunu yazmışım içimi acıtan.   24.04.2013 Hatice Özbay... Devamı

Annelik Ömür Boyu

2013-03-08 15:57:00
Annelik Ömür Boyu |  görsel 1

  Bu benim yazdığım ilk yazı değil, ilk gazete haberi de değil. İlk röportaj da değil. Ancak ilk vücuda gelen ete kemiğe bürünen kitabım.  Sevgiyle paylaşıyorum...   Epsilon Yayınevi ANNELİK ÖMÜR BOYU Hatice ÖZBAY “Geleneklerimizde beşi bir yerdeler vardı ve gelinlere takılırdı. Gelinler bunları göstere göstere boyunlarında taşırdı. Ben beşi bir yerdelerimi doğurdum, koynumda büyüttüm, sevgilerini yüreğimde taşıyorum ve taşıyacağım ömrümce. Çünkü “Annelik Ömür Boyu” sürecek olan bir serüven ve bu serüveni çocuklarımızla birlikte yazarız. “ Bu kitapta röportaj konuğu olan 60 kadının ortak noktalarından biri anne olmaları, diğeri işlerinde veya diğer çalışmalarında gösterdikleri büyük başarılar. Yani şarkıda "Çocuk da yaparım, kariyer de!" dendiği gibi hem anne, hem kadın, hem de üretici, sanatçı, yazar veya yönetici olmaları. Bunun altından zaman zaman büyük bir enerjiyle kalktıkları gibi, bazen sıkıntılarını da aynı yoğunlukta yaşamaları. Röportajını yaptığım tüm kadınların ellerini tuttum, gözlerinin içine baktım, onları dinledim, içtenlikle konuştuk, kariyerlerini ve annelik serüvenlerini paylaştık.  Bazen çok güldüm, gözümden yaşlar gelene dek.  Bazen çok ağladım, hatta ağlaştık.  Bazen içim burularak ayrıldım yanlarından. Bazen de sevinçlerini paylaşarak mutlulukla... Her şeye rağmen bu röportajları çok severek ve aşk ile yaptım.  Ortak olan bir şey vardı ki ellerimizi, gözlerimizi, yüreklerimizi birleştiren; hiç bitmeyecek olan annelik serüveni…   https://www.facebook.com/Epsilon... Devamı

Kadınız Biz

2013-03-08 01:19:00
Kadınız Biz |  görsel 1

  Kadınız Biz   Birileri 365 günü ve hatta olsa, 366’ncı günü bile dolduracak... ‘Adı konulmuş’ günlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok! Anneler günü... Babalar günü... Sevgililer günü...  Yerli malı haftası... Şu günü...  Bu haftası... Liste uzar gider... Bir gün değil, her gün diyenlerdenim ben... Hiç bir biçimde bunların arasında sayılmaması gereken bir gün var ki, neredeyse bu günü de sıradanlaştırıp, tüketime araç edecekler.   ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’artık oldu  ‘Dünya Kadınlar Günü’ Umarım, tüm özel günlerde, haftalar öncesinden kasırga(vari) yayılan tüketim çılgınlığı, ortalığı kasıp kavururken, bu günü de kasıp kavurmaz.    *** Geçtiğimiz yıllarda aşağıdaki haberi hepimiz okuduk. “8 Mart 2007 yılında Türkiye Parlamenterler Birliği, en yaşlı beş kadın parlamentere şükran plaketi verdi. Haber aynen şöyle: “8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla en yaşlı 5 kadın parlamentere şükran plaketi veren TBMM Başkanı Arınç, burada yaptığı konuşmada "Bayanların parlamentoda temsil edilmesinin, bugün yaşadığımız bazı olumsuzlukların çaresi olduğunu düşünüyorum" dedi.” Hangi Çare?   O günden bugüne yıllar geçti ve çare arıyoruz hala…   *** Haberin devamında “Bugün de Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türk Parlamenterler Birliği'nin çok anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptığını ifade eden Bülent Arınç, geçmişte milletvekili olarak, Meclis'te bulunmuş kıdemli p... Devamı

Sergenler’in Cansın Bebek Heyecanı

2013-02-20 15:29:00
Sergenler’in Cansın Bebek Heyecanı |  görsel 1

  Sergenler’in Cansın Bebek Heyecanı “Sadece kocam değil, hocamdır Burak. Onun yanında ağzımı açmam.” 2009 yılında yaptığım röportaj: Bu ay sizler için Sergen çiftinin, içi sevgi dolu yuvalarının kapılarını araladık. “Zerda” dizisinin ”Mahmut Ağa”sı ve “Dicle” dizisinin “Seyithan”ı Burak Sergen ile aynı dizide ”Zişan” karakterini canlandıran Işıl Sergen çiftine konuk olduk.   Ankara Konservatuarı mezunu olan Burak Sergen ve yine kendisi gibi oyuncu olan eşi Işıl Sergen’le on yıla yaklaşan mutlu evliliklerini, hamilelik sürecini, işlerini ve yeni projeleri olan: “Ömer Hayam Üçlemesi”ni konuştuk. Güler yüzle bizi ağırlayan Sergen çiftinin evi; iç dünyalarını yansıtan sadelik, şıklık ve bir o kadar da titizlikle döşenmişti. Sorularımızı samimiyetle yanıtlayan usta oyuncu Burak Sergen’in: “Ben de otuz iki haftalık hamileyim.” derken attığı kahkaha ve sıklıkla eşine sevgiyle dokunuşları görülmeye değerdi.   Birbirinize ilk görüşte aşık olduğunuzu duyduğumda çok etkilendim. Burak Sergen: Ben bir oyun yönetiyordum Ankara’da bundan on yıl önce. Prova için şöyle bir kapıyı açıp içeri girdiğimde ve bir baktım güzel bir kız: “Siz lütfen yanıma gelir misiniz?” dedim ve: “Asistanım olun benim.” diye ekledim. Işıl Sergen: Bende de durum farklı değil. Burak’ın inanılmaz güzel parfümü vardı, daha doğrusu ona çok yakışıyor. “Öyle bir içeri girdiniz ki acayip güzel parfüm koktu.” dedim. Beni yanına çağırınca da: “Aa pek tabii, zevkle, memnuniyetle, benim için onurdur.” dedim.   İlk kez mi bir oyunda rol alacaktın... Devamı

Kadınız Biz (1)

2013-02-06 21:36:00
Kadınız Biz (1) |  görsel 1

  Kadınız Biz  (1) Kadın olmanın ve evdeki yangını en çok hisseden olmanın duyarlılığıyla yazıyorum bu köşeyi. Bu köşeden sizlere seyahatlerimi anlatabilirim. Ki çok gezenlerdenim. Son on ay içerisinde aldığım on sekiz kiloyu, nasıl vermeye başladığımı ve günlük kaç kaloriye kendimi endekslediğimi de anlatabilirim. Ya da son günlerde evlenen biricik yeğenim Evrim için yaptığımız alışverişleri yazabilirim. Ki çok keyifli alışverişler ve herkese böylesi güzel hazırlıklar dilerim. Ancak kadınız biz. Duyarsız olamayız ve duyarsız kalamayız ki çevremizde tüm olup bitenlere. Geçen haftalarda ardı ardına yaşanan olaylara olan kırgınlığım, kızgınlığım “Kızları Okutmayın” başlıklı yazımın oluşmasına neden oldu. Neler olduğuna kısacık da olsa birlikte göz atalım istedim.   “BURSA'nın Mudanya İlçesi'nde Vakit Gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez (76) tarafından cinsel istismara uğradığı öne sürülen 15 yaşındaki B.Ç., Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yatırılarak psikolojik tedavi altına alındı.” "İntihar etmeyi düşünüyorum" diyen çocuk  için "Psikolojisinde bozulma yok" diyen İstanbul Adli Tıp  Kurumu 6. dairesi ve Adalet Bakanının duyarsız tavrı sizce çok mu normal? Elinizi vicdanınıza koyun ve düşünün henüz on beş yaşında korumasız bir kız çocuğunun dramını. Ve Üzmez serbest kalırken karısının yüzündeki tebessüm de cabasıydı... ·       “Evlenmek istemeyen kızı döverek öldürdüler. Birazdan okuyacağınız bu haberle tüyleriniz diken diken olacak.Henüz 19 yaşındaki genç kız ev... Devamı

Hatice Özbay, Defne Joy Foster röportajı

2013-02-01 11:51:00

2 Şubat 2011 yılında hayat gözlerini yuman Defne Joy Foster ile 2009 yılının Nisan ayında röportaj yaptım.   Bu linklerden bir kısmını izleyebilecek bir kısmını da okuyabilecekisiniz.    Ben rest çekince şak diye evlendik Evlendiğinden haberimiz olmadı, duyduk ki hamileymişsin! - Öyle... Çok magazinel bir insan olmadığım için nikahtan da habersizsiniz. Assos’ta açtığımız otelimizle geçen yaz birçok dergide haber olduk, ama evliliğimizi herkes duysun, öğrensin gibi bir maksadımız hiç yoktu . Düğün de yapmadık ki zaten...  Düğün yapmayı istemediniz mi? - Bunu düşünecek zamanımız olmadı. Çok ani bir kararla, apar topar evlendik çünkü... Evleneceğimizden bizim bile haberimiz yoktu! Yaz sonunda düğün yaparız diye düşünüyorduk başlarda, ama sonra o da kaldı.  Nasıl yani? Ne zaman evlenmeye karar verdiniz de apar topar nikah masasına oturdunuz? - Karar vermedik işte, öyle aniden oldu. Demek istediğim bu... Biz evlenmeyi konuşuyorduk ama ikimiz de evlilikten korkuyorduk. Ben bir rest çeker gibi yaptım, “Neden beni almıyorsun?” filan dedim, sinirlenir gibi oldum. O da “Restini gördüm” dedi ve şak diye evlendik!  Peki nikahta ne giydin? Konuklarınız kimlerdi? - Beyaz ketenden uzun bir elbise giydim. Topu topu beş kişiydik nikahta... Behramkale’deki köyün muhtarı, iki şahidimiz ve annem... Sonra davullu zurnalı bir düğün yaparız dedik ama olmadı dediğim gibi...  Doğum ne zaman? Hamileliği nasıl geçiriyorsun? - Doğum haziran ayında olacak. Hamilelik de gayet güzel geçiyor... Esasında anlık görüntülerde neşeliyim. Ama güne yayacak olursanız sırtım ve belim ağrıyor, kesinlikle uzanmam gerekiyor. Mesela buraya geldik, çekim yaptık ... Devamı

Tuğçe'nin Masalı

2013-01-31 11:46:00
Tuğçe'nin Masalı |  görsel 1

  Tuğçe'nin masalı   Röportaj: Hatice ÖZBAY 1 Eylül 2009 Evlatlık olduğunu 6 yaşındayken öğrenen 2005 Best Model of the World birincisi Tuğçe Güder, şimdi kendisini büyütenlere torun verecek olmanın heyecanı içinde TUĞÇE GÜDER FOTOĞRAFLARI       Hamileyiz.Biz dergisi, ünlü mankenle eşi Uğur Karas'ın Yalova'daki ekolojik konut projesi 'Masal Köyü'nde buluştu, hakkında merak edilenleri konuştu.  Eşinizle nasıl tanıştınız ve evlenmeye nasıl karar verdiniz?      - Mankenliğe başladığım yıllarda arkadaşlarımız vasıtasıyla tanışmıştık Uğur’la. Yalova’da devekuşu yetiştiriyordu. Burada çiftliği vardı. ıki sene önce yolumuz tekrar kesişti. Etiler’de bir restorana ortak olduk, orada başlayan aşkla da evliliğe karar verdik.  Ortaklığınızın başladığı işe devam ediyor musunuz? - Uğur’un ekolojik evler projesinin gündeme gelmesi ve benim yeterince zaman ayıramamam neticesinde o işi seven, bilen bir arkadaşımıza devrettik ve Yalova’ya geldik.  Ekolojik evler projesinin adını “Masal Köyü” koymuşsunuz. Hayalden yola çıktığınız için mi bu ismi belirlediniz? - Bu proje, alternatif yerlerde yaşamak isteyenler için oluşturuldu. Uğur “Artık evlerimiz nefes almıyor” derken kerpiç fikri ortaya çıktı. Ben “Anlattığın şeyler artık masallarda kaldı” deyince, o da “Aaa masal ismi de çok iyi olur” dedi ve bu isim ortaya çıktı. HAMİLEYİM DEYİNCE BABAMIN GÖZLERİ DOLDU  Gelelim annelik heyecanınıza... Bebe... Devamı

Bunun Adı "Töre" İse Satmışım Töresini

2013-01-29 13:22:00
Bunun Adı Töre İse Satmışım Töresini |  görsel 1

  Bunun Adı “Töre” ise Satmışım Töresini! 25 Kasım Çarşamba günü “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” idi. Aynı gün tüm ülkelerde çeşitli etkinlikler, gösteriler, yürüyüşler düzenlendi. Sivil toplum kuruluşları birer birer kadına uygulanan şiddeti kınadılar. 25 Kasım Çarşamba günü Ben de, Tunç Erden Yakar’ın “Kanal T” ekranlarında hazırlayıp sunduğu “Turuncutime” programının konuğuydum. Programının büyük bir bölümünde bu kadın ve şiddet konusunu irdeledik. Yayınlanan istatistik verileri programda seyirciyle paylaştık. Sözün her düştüğü yerde bunları konuşuyor, dillendiriyor ve yazıyorum. Kadına uygulanan fiziksel, psikolojik şiddetin sınırı, dini, ırkı, milliyeti yok. Zamanı, mekanı ise hiç yok. Ancak yine de beni yaşadığım topraklardaki kadınlar, bizim kadınlarımız daha çok ilgilendiriyor. Çünkü her yıl binlerce kız çocuğu çeşitli nedenlerle okula gönderilmiyor. Çünkü her yıl yüzlerce kız, çocuk yaşında evlendiriliyor. Çünkü her yıl binlerce kadın fiziksel şiddete uğruyor.   Fiziksel şiddete uğrayan kadınların istatistik sonuçlarına baktığımızda Türkiye ortalamasının yüzde 35, Doğu Anadolu genelinde ise bu oranın yüzde 40’lara vardığını görüyoruz. Okuma oranının düşük olduğu bölgelerin Türkiye ortalamasını yükselttiğini de...  Eğitim düzeyi arttıkça fiziksel şiddet gören kadın sayısında ciddi azalmalar olduğunu da görüyoruz. Ama çok dikkat ettiğimizde acı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Ki bu da; kocalarından boşanmış veya ayrılmış kadınlarda fiziksel... Devamı

Kanım Dondu

2013-01-27 16:10:00
Kanım Dondu |  görsel 1

  Kanım Dondu! İnsanlığa ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Kanım dondu ve anlamakta güçlük çekiyorum. Artık bu kadarı da çok fazla... “İki yaşındaki çocuk fuhuş çetesine satılmış.” Çocuğu satan anne(mi) ve baba(mı) çıkarıldıkları mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış. O kadın ve adam ellerini kollarını sallayarak dışarıda geziyorlar. Olacak şey mi bu? Kesinlikle anlayamıyorum. Olayı hangi yanından tutsam aklım iflas ediyor. Olayın bir boyutu; nikahsız yaşayan (anne sıfatını taşıyan) kadın ve (baba sıfatını taşıyan) adam; şu an iki yaşında olan öz çocuklarını satmış olmaları.  Diğer bir boyutu satın alanların aile boyu fuhuş yapmaları ve fuhuşa araç olarak çocuğu kullanmaları. Hiç anlayamayacağım diğer boyutu da bu çocuğa veya çocuklara talip olanlar. Kim bunlar? Eğer bunlar insansa, ben insan olduğum için utanıyorum. Üstelik, tüm bunlar açığa çıktıktan sonra olaylara sebebiyet veren kadın ve adam mahkemece serbest bırakıldı. Bu hakkaniyet mi? Yargı sistemimiz o kadını ve adamı, yani ilk satıcıları ‘Soyağacı değiştirmek’ suçundan yargılıyor. Suç tekrarı var çünkü! Daha önce de öz çocuklarını satmışlar. Zavallı bebeciğin ağzı var, dili yok. Karşı koyma gücü, hiç yok. Neden geldi bu dünyaya, haberi bile yok. Alınıp satılıyor mal gibi. Fuhuş denen bataklığa da sokuluyor, çünkü bedeni para ediyor. Birileri yargılanıyor, fakat sonra serbest bırakılıyor ve her şeyden habersiz bebecik, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne teslim ediliyor. Geçen sene de benzer bir haber vardı: On yedi aylık (kız)bebek tecavüze uğramış ve dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubuk&cce... Devamı

Deniz Fenerine Titan-ik Çarptı

2013-01-25 13:14:00
Deniz Fenerine Titan-ik Çarptı |  görsel 1

  Deniz Fenerine Titan-ik Çarptı  Dilimizde “Atı Alan Üsküdar’ı Geçti” diye bir deyim vardır. İşte tam da bu oldu…  “At” burada “Para” oluyor… Üsküdar’da (benzetmek gibi olmasın ama) bu durumda yardımsever Müslüman kardeşler oluyor.  Yani bu durumda, çok iyi bildiğimiz deyim şu hale dönüşüyor “Parayı alan Müslüman kardeşleri geçti…”  ****  Günlerdir Deniz Feneri haberleri gırla gidiyor.  Birileri birilerinin adını kullanarak…. istedi…  Birileri de ….verdi.  Birileri ….topladı. Birileri…. yedi. Birileri de, tümünü yazdı…  Sonra birileri dava etti o…. toplayanları. Sonra, dava edenlere cephe alındı. Toplayanları dava edenleri, Yazanlar oldu.  İlk kıyamet işte o zaman koptu.  Niye topluyorsunuz denmedi… Bizim adımızı neden kullanıyorsunuz da denmedi… Yabancı birileri fark etti, bu toplamalar usulsüzdü. Ve nereye gidiyordu? Dava ettiler, yargıladılar, ceza verdiler. Tüm toplananlara da el koydular.  Bunları Yazanlara gözdağı da verildi.  *** Sonra yargılayıp ceza verenler de, toplananları başka birilerine verdiler. Bakalım bizden birileri neler söyleyecekler?  *** Bilmece gibi mi oldu bu yazı?  Hep birileri var da, kim bu birileri? Hepsi aynıları mı? ***  Almanlar bu haberi: “Tarihin en büyük dolandırıcılık olayı” diye verdiler.  Türklerin, Almanlara böyle bir katkısı oldu!  Ama biz alıştık mı ne?  Hani bir zamanlar Titan vardı? Piramit örgütlenme hani… Nataşalı doğum gün&u... Devamı