Hatice Özbay 34 Takipçi | 294 Takip
Kategorilerim

Okumak İstediklerim

deneme

Röportajlarım

Haber

Şiir

Ünlüler

Makale

Diğer İçeriklerim (62)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (34)

Çapulcu kızımdan

2013-06-06 16:18:00
Çapulcu kızımdan  |  görsel 1

Asuman, üniversite öğrencisi sosyoloji okuyor ve aynı zamanda bir nefes koçu. Ben ona iflah olmaz şifacı diyorum. Anadolu Jam’in 2011 yılında Türkiye’de düzenlediği ilk programda katılımcı idi. Anadolu Jam, Türkiye’nin her köşesinden, sosyal, ekolojik ve ekonomik değişime ve toplumsal dönüşüme kendilerini adamış 30 genç lideri 5 gün için bir araya getirdiğinde o 30 kişiden birisi de Asuman’dı. Asuman, sevecen, sempatik, duyarlı, doğa ve insan sevgisiyle dopdolu bir yüreğe sahip. Kötülük nedir bilmez, ekmeğini bölüşür, yolda gördüğü köpeği, kediyi harçlığından bütçe ayırarak besler. Acı bir olayı televizyonda dahi gördüğünde gözleri dolar.   Osho Meditasyon Festivali’ne katılıp gördüklerini, yaşadıklarını notlar alarak sakladı yarınlara. Osho Meditasyon Festivali’nde arkadaşlarıyla dayanışmayı, paylaşmayı, eğlenmeyi öğrendi. Liseyi burslu okudu. İngilizce eğitim veren Toros Kolleji Fen Lisesi’nde okurken başarılıydı, voleybol oynuyordu, okul takımındaydı. İkincilikle mezun olduğunda “Anne aslında bu yanlış her sene ben birinci idim bu haksızlık, benim not ortalamam 4 senedir 98” dedi ikinciliği bile kabullenemediğinde.   Sadece bir kaç satır başı koydum buraya... Asıl anlatmak istediklerime yer kalmayacak çünkü…   Çocuklarım bugüne dek hiç bir politik eyleme katılmadılar. Hiç bir örgüt ve parti üyesi de değiller. Sadece insan, hayvan, doğa sevgisiyle dolu yürekleri. Ben bir anneyim ve "Annelik Ömür Boyu" kitabının yazarıyım. Asuman üzerinden yazdım bu yazdıklarımı çünkü Asuman kendisi yazdı bundan sonra yazdıklarımı.  N... Devamı

Leman Sam'dan MEN DAKKA DUKKA

2013-06-06 09:27:00
Leman Sam'dan MEN DAKKA DUKKA |  görsel 1

Sayın Başbakan, bugünlerde herkes size mektup yazıyor, ben de eksik kalmayayım dedim. Geçen gün bir konuşmanızda ''Biz neyi eksik yaptık da insanlar böyle gösteri yapıyorlar '' diye soruyordunuz, haklısınız. Sizin pencerenizden bakınca öyle görünüyor. Çünki etrafınızdaki herkes herşeyi mükemmel yaptığınızı söylüyor ve siz bizlerin fikrini hiç sormuyorsunuz. Ay sonunda Kuzey Afrika ülkelerine, iş adamlarını ve sevdiğiniz gazetecileri de yanınıza alıp, görüşmeler yapmak üzere diplomatik bir geziye gittiniz. Tam da siz geziye çıkmak üzereyken, Taksim Gezi Parkının olduğu gibi korunmasını talebeden gençler masum bir itiraz nöbeti tuttukları için, polis tarafından basılıp gaza maruz bırakıldılar. Adına gösteri veya eylem bile diyemiyorum çünki oturup kitap okuyorlardı. Büyükannem uyurken ve su içerken yılan bile dokunmaz derdi. Bu arada ben yılanları da çok severim sizin hiç hayvan sevmediğinizi çok yakın bir arkadaşınızdan öğrenmiştim ürperdiyseniz mazur görün. Polis o gençleri bir düşman gibi gördüğü için acımadan dövdü ve bununla başlayan toplumsal talepler daha geniş halk kitleleri tarafından dile getirilmeye başladı. Topluluk gitgide büyüdü, gençler, yaşlılar, her renkten hiç birbirine benzemeyen insanlar, kartopu gibi büyüyerek ve polise sadece bedenlerini siper ederek, kendilerini gayet adaletsiz bir karmaşanın içinde buldu. İşte tam da ülkede göz gözü görmezken, keşke bu geziyi erteleyip, bir çift güzel sözle insanların gönlünü alıp, akil bir tavırla insanlara itidal tavsiye etseydiniz, çok faydalı olurdu. Her zamanki öfkeli halinizle giderayak insanlara çapulcu d... Devamı

Çapulcu Kızımdan Ne Düşünüyorum Biliyor musun?

2013-06-05 17:26:00
Çapulcu Kızımdan Ne Düşünüyorum Biliyor musun? |  görsel 1

Asuman, üniversite öğrencisi sosyoloji okuyor ve aynı zamanda bir nefes koçu. Ben ona iflah olmaz şifacı diyorum. Anadolu Jam’in 2011 yılında Türkiye’de düzenlediği ilk programda katılımcı idi. Anadolu Jam, Türkiye’nin her köşesinden, sosyal, ekolojik ve ekonomik değişime ve toplumsal dönüşüme kendilerini adamış 30 genç lideri 5 gün için bir araya getirdiğinde o 30 kişiden birisi de Asuman’dı.    Asuman, sevecen, sempatik, duyarlı, doğa ve insan sevgisiyle dopdolu bir yüreğe sahip. Kötülük nedir bilmez, ekmeğini bölüşür, yolda gördüğü köpeği, kediyi harçlığından bütçe ayırarak besler. Acı bir olayı televizyonda dahi gördüğünde gözleri dolar.  Osho Meditasyon Festivali’ne katılıp gördüklerini, yaşadıklarını notlar alarak sakladı yarınlara.  Osho Meditasyon Festivali’nde arkadaşlarıyla dayanışmayı, paylaşmayı, eğlenmeyi öğrendi.  Liseyi burslu okudu. İngilizce eğitim veren Toros Kolleji’nde okurken başarılıydı, voleybol oynuyordu, okul takımındaydı. İkincilikle mezun olduğunda “Anne aslında bu yanlış her sene ben birinci idim bu haksızlık, benim not ortalamam 4 senedir 98” dedi ikinciliği bile kabullenemediğinde.   Sadece bir kaç satır başı koydum buraya... Asıl anlatmak istediklerime yer kalmayacak çünkü... Çocuklarım bugüne dek hiç bir politik eyleme katılmadılar. Hiç bir örgüt ve parti üyesi de değiller. Sadece insan, hayvan, doğa sevgisiyle dolu yürekleri. Ben bir anneyim ve "Annelik Ömür Boyu" kitabının yazarıyım. Asuman üzerinden yazdım bu yazdıklarımı çünkü Asuman kendisi yazdı bundan sonra yazdıklarımı.  Asum... Devamı

AKP'li Direnişçiden Başbakana Mektup

2013-06-05 12:47:00
AKP'li Direnişçiden Başbakana Mektup |  görsel 1

      Sosyal medya bu yazı ile çalkalanıyor. Kendini AK Partili olarak tanıtan Bülent Peker Başbakan’a birmektup yazdı. İşte o mektup…Sayın Başbakanım, Mektubumdaki başlığın mahiyetine bakarak olur da hakkımda “provakatör” yaftası yapıştırmayasınız diye derdimi anlatmadan önce kendimden bahsetmek zorundayım ne yazık ki… 33 yaşında, Uluslararası İlişkiler ve Siyaset tahsili yapmış, iki yabancı dil bilen, teknoloji dahil dünyadaki tüm gelişmeleri yakından takip eden, hayatının 3’te 1’ini 30’a yakın ülkeyi gezerek ve yaşayarak geçirmiş, aslen Karadeniz’li ve Gürcü kökenli ama aslanlar gibi bir Türk evladıyım… Bugüne kadar Asya, Avrupa, Amerika, Afrika ve Avustralya kıtalarında bulunmuş, genç yaşıma rağmen ülkem daha 2023 hedefiyle tanışmadan yıllar önce kuşun uçmadığı kervanın geçmediği Pakistan-Afganistan sınırlarında ticaret yaparak bayrağımızı gururla taşımış, bugün hala bu birikim ve deneyimle iş yapmaya çalışan gururlu bir Türk girişimcisiyim. Beş vakit namazında ve niyazında olan annem ve babam dâhil ailemin hiçbir ferdi bugüne kadar hiçbir yasa dışı oluşum, toplantı, gösteri vb eylemler içerisinde yer almamış, var gücüyle vatanı ve milleti için çalışmış – yani özetle ötekileştirebileceğiniz hiçbir sosyolojik, ekonomik ve siyasal bir gruba ait olmayan – standart bir Türk aile yapısına mensubum. Bütün bu söylediklerimi emriniz altında çalışan istihbarat teşkilatımıza teyit ettirebileceğiniz gibi, buna hiç ihtiyaç dahi duymadan -... Devamı

Nasuh Mahruki Çağrısı

2013-06-05 00:05:00
Nasuh Mahruki Çağrısı |  görsel 1

Sevgili Dostum, Değerli Yurttaşım, Ben Nasuh Mahruki, hayatını insan hayatı kurtarmaya adamış, ülkesini her şeyden çok seven ve yaşamı en kutsal hediye kabul eden biriyim. Ülkem için, insan için, insanlık için bugüne dek yaptığım her şeyde, insanı, insan yaşamını, insanın da bir parçası olduğu doğayı merkeze alarak hareket ettim. İnsanın yaşam kalitesini artırırken doğadaki diğer canlıların yaşam hakkını gözetmemiz gerektiğine inandım çünkü biliyorum ki insan ve doğa ayrılmaz bir bütün.  Ancak görüyorum ki, insanın yaşam kalitesinin sürekli ve düzenli olarak geliştirilebilmesinin en önemli bileşeni olan doğa ve doğal varlıklarımızın korunması ihtiyacıyla hazırlanmış, ancak yıllardır sürüncemede bırakılan, Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Kanunu, ne yazık ki yine ülkemizin bir klasiği olarak, rantı merkeze alan, tümüyle korumadan uzak bir anlayışla tekrar düzenlenmiş bir şekilde, önümüzdeki günlerde TBMM’nin gündemine alınıyor.  Bunu kabul etmiyorum ve asla razı gelmiyorum. Bütün bunlara seyirci kalırsak ve susarsak, biliyorum ki, sevdiğim her şeyi borçlu olduğum topraklardan yine parçalar kopartılacak. Yol geçecek, maden aranacak diye bir Milli Park, bir Yaban Hayatı Koruma Sahası daha inşaat alanına dönüşecek. Davalar açılmış, kazanılmış ama dinleyen yok. İçindeki canlılarıyla ateşe verilen, belki kel kalan arazi orman dışına çıkar, verir parasını alırım diyenler var. Sularına girdiğim nehirlerin birçoğu HES’ler uğruna canını teslim etti bile. Sessiz dağlarda dahi hesapsız yapılan tesisler, otoyollar, konutlar... Kamuya, hepimize ait kıyılarımız ise upuzun bir beton duvarın arkasında kaldı. Köprü geçecek, liman yapılacak derken balıkların çoğaldıkları alanlar, ... Devamı

Gülse Birsel

2013-06-04 02:38:00
Gülse Birsel |  görsel 1

Bu yazı yazılırken olaylar hâlâ devam etmekte. Az önce Teşvikiye Caddesi’nden yüzlerce üniversite öğrencisi yürüdü, millet kaldırımlardan, dükkanlarından çıkıp pencerelerinden sarkıp alkışlıyor! Dayanamadım pazar yazımın bir kısmını şimdiden paylaşıyorum.... Gezi Parkı’nın tercümesi: “Eeeah yetti beaaa!”    Şehrin ender yeşilliklerinden birinin duman edilip, Topçu Kışlası çakması bir rezidans-alışveriş merkezi yapılmasına direndi şuurlu İstanbullu. Gitti, sakince, kibarca, silahsızca nöbet tuttu. E niye saldırdınız onlara kardeşim?  Parkı korumaya yönelik bir eylemdi. Ama son dönemin duygusal birikimi ve polisin saldırgan tavrıyla büyüdü, yayıldı, bir kırılma noktası olmaya gidiyor.  Mizahçının antenleri açıktır. Şimdi yazacaklarımı, Ak Parti'nin akıllı başlı insanları okusun:  Bakın kardeşim, millet çok sıkıldı! Otoriter tavır artık kristalize oldu, kafamızın üstünde sallanıp duruyor! Halka vergisiyle verilen hizmetleri, devlet tiyatrosuydu, şehir tiyatrosuydu, parktı, bahçeydi, kafanıza göre halktan geri alıp duruyorsunuz! Saygı göstermiyorsunuz, dinlemiyorsunuz kardeşim! Tek manevi değerimiz İslam değil, anlamak istemiyorsunuz! İslam’ın yanında, cumhuriyet de, mili bayramlar da, Atatürk de, yaşam tarzlarımız da, sadece anayasal bir ilke gibi görünen laiklik bile milletin manevi değeridir! Çünkü özgürlüğü, ümmet değil millet olmayı, birey olmayı, hakkı hukuku, adaleti, hayatını istediği tarzda yaşamayı, kadın haklarını, eşitliği, pozitif bilimi, aydınlığı sembolize eden kelimelere dönüşmüşlerdir! “Laiklik”, trafikte biriyle kavga etsem, o beş vakit namaz kılıyor ben kılmıyorum diye hakimin onu haklı bulmam... Devamı

Melek Baykal

2013-06-03 18:54:00

Melek Baykal'dan anlamlı program açılışı. http://www.youtube.com/watch?v=IHUO4M9CbD0 Devamı

Halit Ergenç

2013-06-03 18:40:00
Halit Ergenç |  görsel 1

HALİT ERGENÇ'İN GEZİ PARKI İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİSİ... İŞTE O YAZI: Hayatım boyunca asla şiddet kavga ve küfürden yana olmadım. Kimseye el kaldırmadım. Son derece serinkanlı ve sakin bir insanım. Beni tanıyanlar bu özelliklerimi bilirler. En çözümsüz görünen problemin dahi mutlaka çözümünün konuşmakta ve karşılıklı empati kurarak birbirini anlamakta olduğunu düşünüyorum. Benim problem çözümüm her zaman bu yoldan olmuştur ve olacaktır. Şiddet gösterenleri ister devlet, ister polis, ister halk ister bir aile yakınım olsun asla desteklemem ve desteklemeyeceğim. “Haklı olan, şiddet uygularsa mutlaka haksız olur ama haksız, hiçbir zaman şiddet uygulayarak haklı olamaz.” Benim başından beri gördüğüm karşılıksız başlayan ve polisimiz tarafından uygulanan orantısız güç karşısında sadece duran ve direnen bir gurubun sonradan her kesimden her inançtan her ideolojik düşünceden her yaş gurubundan ve sosyal çevreden destek görerek büyümesi ve çoğalması bu güce karşı durmasıdır. Yani halk hareketidir. Yoksa biber gazına veya suya dayanamayıp yerlere yığılan insanlara kim, neden, nasıl bir güven ve sevgiyle evlerini, lüks otellerini, camileri açıp yardım eder. Bakkallar dükkânlarını açık tutuyorlar kafeler sığınma saklanma yerleri oluyor gecenin bir yarısında. Apartman girişleri, merdivenler revir ve sağlık evleri haline geliyor. Gönüllü doktorlar kendi cep telefonu numaralarını açıkça internette paylaşıyorlar. Taksiler insan taşıyorlar. Eğer tersi olsaydı sokaktaki insandan, bu direnişi gösterenlerden herkesin korkması ve kaçması gerekmez miydi? Kimse kapısını açmaz bu insanlara su dahi vermezdi. Biraz yakından bakınız lütf... Devamı

Okan Bayülgen'

2013-06-03 18:24:00
Okan Bayülgen' |  görsel 1

Okan Bayülgen'in Gezi Parkı açıklaması     Devamı

Kızımdan

2013-05-12 00:39:00
Kızımdan |  görsel 1

  Eve geldim, kısa bir süre sonra rutin olarak bilgisayarımı açtım. Karşımda ortanca kızım Asuman’ın yazdığı yazıyı okumaya başladım. Okuduğum her kelimde gözümden akan bir damla yaşla.  Hala ağlıyorum, bir anne için sanırım bundan daha güzel, daha anlamlı, daha duygusal ve daha etkili bir hediye olmazdı. Teşekkür ederim yavrucuğum ve yavrularım; iyi ki varsınız, iyi ki sizleri doğurdum, sizler en büyük zenginliğimsiniz.  Biliyorum ki bir gün yazın dünyası kızımın kitaplarını okuyacak ve eleştirecek Asuman’da yazmaya devam edecek inatla, inançla, sabırla.   Anneler Günü hediyemi siz okurlarımla paylaşıyorum. Kızımdan “Yarın anneler günü, bu günlerde bir sürü anlamlı söz, duygularımıza dokunacak cümleler, videolar en çok da reklamlar duyuyoruz, kimi içimizi cız ettiriyor, kimi gözlerimize görünmemesini dilediğimiz damlalar koyuyor, kimi ise yumuşak bir tebessüm oluşturuyor dudaklarımızda... Benim önerim ise bir kitap: ANNEMİN kitabı:”Annelik Ömür Boyu” Bildiğimiz, sesini dinlediğimiz, televizyonlarda seyrettiğimiz, kitaplarını okuduğumuz, büyük şirketlerde yöneticilik yapan ve daha fazlası 60 güçlü ve başarılı kadın var bu kitapta, sarı saçları, pembe gözlükleriyle tanıdığımız, kalbimize dokunan şarkıların annesi Aysel Gürel'in kendi anneliğini okuyarak başlayacağınız bu kitap, içinde ilhamlarla dolu. Kadının gücüne, başarısına, sağlamlığına vurgu yaparken aynı zamanda kadının hassaslığına, duygusallığına, doğurganlığına da dikkat çekiyor. Yılların çalışması olan bu kitap; ciddi emek, zaman ve birikim isteyen bir kitap aynı zamanda…  Ben 3 yaşımda kreşe başladım, matbaalarda geçti çocukluğum, gazete ko... Devamı