Hatice Özbay 34 Takipçi | 294 Takip
Kategorilerim

Okumak İstediklerim

deneme

Röportajlarım

Haber

Şiir

Ünlüler

Makale

Diğer İçeriklerim (62)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (34)

Kanım Dondu

2013-01-27 16:10:00
Kanım Dondu |  görsel 1

 

Kanım Dondu!

İnsanlığa ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.

Kanım dondu ve anlamakta güçlük çekiyorum.

Artık bu kadarı da çok fazla...

“İki yaşındaki çocuk fuhuş çetesine satılmış.” Çocuğu satan anne(mi) ve baba(mı) çıkarıldıkları mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış.

O kadın ve adam ellerini kollarını sallayarak dışarıda geziyorlar.

Olacak şey mi bu? Kesinlikle anlayamıyorum.

Olayı hangi yanından tutsam aklım iflas ediyor.

Olayın bir boyutu; nikahsız yaşayan (anne sıfatını taşıyan) kadın ve (baba sıfatını taşıyan) adam; şu an iki yaşında olan öz çocuklarını satmış olmaları.  Diğer bir boyutu satın alanların aile boyu fuhuş yapmaları ve fuhuşa araç olarak çocuğu kullanmaları. Hiç anlayamayacağım diğer boyutu da bu çocuğa veya çocuklara talip olanlar.

Kim bunlar?

Eğer bunlar insansa, ben insan olduğum için utanıyorum.

Üstelik, tüm bunlar açığa çıktıktan sonra olaylara sebebiyet veren kadın ve adam mahkemece serbest bırakıldı.

Bu hakkaniyet mi?

Yargı sistemimiz o kadını ve adamı, yani ilk satıcıları ‘Soyağacı değiştirmek’ suçundan yargılıyor. Suç tekrarı var çünkü! Daha önce de öz çocuklarını satmışlar.

Zavallı bebeciğin ağzı var, dili yok. Karşı koyma gücü, hiç yok. Neden geldi bu dünyaya, haberi bile yok. Alınıp satılıyor mal gibi. Fuhuş denen bataklığa da sokuluyor, çünkü bedeni para ediyor.

Birileri yargılanıyor, fakat sonra serbest bırakılıyor ve her şeyden habersiz bebecik, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne teslim ediliyor.

Geçen sene de benzer bir haber vardı: On yedi aylık (kız)bebek tecavüze uğramış ve dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu acı gerçeği “Tecavüz edilen 17 aylık (kız) bebeği kimse evlat edinmek istemedi.” Şeklinde açıklamıştı.

 

Bu bebeciği de muhtemelen kimse evlat edinmek istemeyecek.

Durdurulamadı, durmadı ve duracak gibi de değil, bu haberler...

 

Küfür etmiyorum. Hakaret etmiyorum. Beddua etmiyorum. Sadece ve sadece bu ve benzeri tüm yaratıkların yargılanmalarını ve ceza almalarını, canı gönülden istiyorum.

Ceza almaları bu bebeciğin yaşadığı durumu hafifletir mi?

Hayır...

Belki, verilecek cezanın ağırlığı; tarihler boyu süren, vicdansızca yapılan bebek satışlarının önüne geçebilir.

Belki, verilecek ağır ceza; cinsel dürtülerinin sınırı olmayan veya herşeyi mal olarak gören bu yaratıklardan; daha çocuk bile olamamış bebecikleri koruyabilir. Belki, verilecek ağır ceza; bu masum ve küçük çocukların; sapık, hasta ruhlu, doyumsuz; onlardan zevk alan ve para kazanan kişilerin ellerine düşmemesinde bir nebze de olsa caydırıcı olabilir.

 

Milletvekillerimize soruyorum: Dünyanın bir çok batı ülkesinde Pedofili ya da sübyancılık en ağır suçlar kapsamındayken, bizim ülkemizde neden hala ağır suç kapsamında değil?

Batı ülkelerinde sübyancılık cezalarında, “kurbanla saldırgan arasındaki yaş farkı arttıkça cezalarının arttığı”bilinirken, ülkemizde neden hala cezasız kalabiliyorlar?

Ben ve benim gibi düşünenler adına Vekillerimiz, özellikle kadın vekillerimiz sizlere sesleniyorum: Bu ve benzeri olayların önünü tıkamak için cezaların ağırlaştırılmasıyla ilgili yasaların, bir an önce meclisten çıkmasını sağlamak, sizlerin bu halka olan borcunuzdur. Hatta birincil göreviniz olmalı! Ülkesinin çocuklarını koruyamayan, koruyacak yasaları çıkaramayan vekiller olarak tarihte yer almak istemiyorsanız tabii...

Cinsel istismar konusunda yaptığınız çalışmaları ve eylem planlarınızı artık harekete geçirin! Bu ve benzeri haberleri duymak ve görmek istemiyoruz!  

Çocuklar ve hatta henüz konuşamayan bu bebecikler kimseyi tahrik edemezler. “Tahrik” vardı lafını da artık tarihe gömün!

Cinsel tacize, tecavüze uğrayan çocukların ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığının kararını veren Adli Tıp Kurumundan da rapor aramayın. Bu ve benzer olaylara sebebiyet verenlerin tümünün en ağır cezalarla cezalandırılması için bir an önce çalışmalarınızı sıklaştırın.

Tüm kadın vekillerimiz; kadın olmanın duyarlılığıyla, anne olmanın hassasiyetiyle, vekil olmanın sorumluluğuyla; lütfen acilen görevinizin başına geçin!

Çünkü bu ve benzeri haberleri okuduğumda kanım donuyor. Duyarlı tüm insanların kanının donduğu gibi…

Kadın vekillerimiz sizlere de soruyorum: Bu haberi okuduğunuzda sizlerin de içi yanmadı mı, kanınız donmadı mı? Eğer “Kanım dondu”, “İçim yandı” diyorsanız ki, inanıyorum diyorsunuzdur.

Cezaların en ağırını vermek adına bu günden tezi yok, tüm ağırlığınızı koyun ve kurtarın insanlığı bu sapıklar ve hastalardan.

 

Bu da; Kadının Çare Arayan Hali

Hatice Özbay / femebee

 

 

 

114
0
0
Yorum Yaz